Modern İlişkilerde “Seni Duyuyorum”: Çift Terapisi
Modern dünyada, teknolojinin getirdiği hız ve sürekli uyaran bombardımanı, paradoksal bir şekilde en yakınımızdaki insanlarla aramızdaki bağı zayıflatabiliyor. Çoğu çift, aynı odada olmalarına rağmen birbirlerinden kilometrelerce uzakta hissediyor. Çift terapisi seanslarında en sık duyduğumuz cümlelerden biri şudur: “Beni dinliyor ama beni duymuyor.”
Dinlemek fiziksel bir eylemken, “duymak” duygusal bir bağ kurma sanatıdır. Bu yazıda, çatışmaların kökenine inecek ve partnerinizi gerçekten “duyabilmeniz” için uygulayabileceğiniz 5 altın kuralı inceleyeceğiz.
1. Duyulmama Hissi: İlişkilerdeki Gizli Kriz
Çatışmaların çoğu, bulaşıkların yıkanmaması veya geç kalınması gibi yüzeysel sebeplerden çıkmaz. Bu tartışmaların altında yatan asıl soru şudur: “Ben senin için hâlâ önemli miyim? Duygularımın sende bir karşılığı var mı?”
Partneriniz “duyulmadığını” hissettiğinde, sinir sistemi savunma moduna geçer. Bu ya bir saldırı (tartışma) ya da bir geri çekilme (sessizlik duvarı) ile sonuçlanır. Sağlıklı bir iletişim için ilk adım, partnerinizin sözlerinin arkasındaki duyguyu yakalamaktır.

2. Aktif Dinlemeden “Derin Duyuma” Geçiş
Aktif dinleme teknikleri (göz teması kurmak, baş sallamak) değerlidir, ancak yeterli değildir. Derin duyum, partnerinizin dünyasına bir misafir gibi girmeyi gerektirir.
Savunmayı Bırakmak ve Merak Etmek
Bir tartışma anında partneriniz sizi eleştirdiğinde ilk refleksiniz kendinizi savunmak olabilir. Ancak savunma, iletişimi o anda öldürür. Bunun yerine şu soruyu sormayı deneyin: “Bunu söylerken tam olarak ne hissettin, biraz daha anlatır mısın?” Merak, savunmanın en büyük panzehiridir.
Kelimelerin Ötesindeki Duyguyu Okumak
Partneriniz “Çok yoruldum” dediğinde, bu sadece fiziksel bir yorgunluk olmayabilir. Belki de “Takdir edilmeye ve yardıma ihtiyacım var” demek istiyordur.
3. Sağlıklı İletişimin 5 Altın Kuralı
Çift terapisi literatüründe (özellikle Gottman Metodu gibi ekollerde) vurgulanan bu 5 kural, ilişkinizin bağışıklık sistemini güçlendirecektir.
Kural 1: Yargılamadan Kabul Etmek
Partneriniz bir duygusunu paylaştığında, o duygunun “mantıklı” olup olmadığını sorgulamayın. Duyguların mantığı olmaz; onlar sadece oradadır. Eğer partneriniz üzgünse, “Buna üzülmemelisin” demek yerine “Üzüldüğünü görüyorum ve bu benim için önemli” demek bağ kurmanızı sağlar.
Kural 2: “Ben” Dilini Kullanmak
“Sen her zaman böylesin” veya “Beni her zaman ihmal ediyorsun” gibi cümleler suçlayıcıdır ve partnerinizi savunmaya iter. Bunun yerine:
- Hatalı: “Beni hiç dinlemiyorsun!”
- Doğru: “Konuşurken dinlenmediğimi hissettiğimde kendimi değersiz hissediyorum.”
Kural 3: Dikkat Dağıtıcıları Ortadan Kaldırmak (Dijital Detoks)
“Seni duyuyorum” derken elinizde telefon varsa, aslında “Şu an telefonum senden daha önemli” mesajı veriyorsunuzdur. Önemli bir konu konuşulurken telefonları bir kenara bırakmak, modern ilişkinin en büyük saygı göstergesidir.

Kural 4: Yansıtma Tekniğini Uygulamak
Yanlış anlaşılmaları önlemek için partnerinizin söylediğini kendi kelimelerinizle özetleyin: “Yani sen, akşam eve geldiğimde direkt bilgisayar başına geçmemin seni yalnız hissettirdiğini mi söylüyorsun? Doğru mu anladım?” Bu yöntem, partnerinize “Gerçekten duyuluyorum” onayı verir.
Kural 5: Onaylamak (Validasyon)
Onaylamak, partnerinizle aynı fikirde olmak demek değildir. Onun bakış açısının bir anlamı olduğunu kabul etmektir. “Neden böyle hissettiğini anlayabiliyorum” cümlesi, bir tartışmanın ateşini anında söndürebilir.
4. Çatışma Anında Duygusal Düzenleme
Tartışmalar kaçınılmazdır, ancak nasıl tartışıldığı ilişkinin geleceğini belirler. Eğer kalp atış hızınız belli bir seviyenin üzerine çıktıysa, beyninizin mantıklı düşünen kısmı (prefrontal korteks) devre dışı kalır ve hayatta kalma moduna geçersiniz.
Mola Vermenin Gücü
Eğer tartışma çok hararetlendiyse, 20 dakikalık bir mola isteyin. Ancak bu bir “kaçış” olmamalıdır. “Şu an çok öfkeliyim ve seni kırmak istemiyorum, 20 dakika sonra tekrar konuşalım mı?” demek, ilişkiyi koruyan bir yetişkin tavrıdır.

5. Çift Terapisi Ne Zaman Gereklidir?
Bazen döngüler o kadar derinleşir ki, çiftler kendi başlarına çıkış yolunu bulamazlar. Aşağıdaki durumlar söz konusuysa bir uzmana danışmak faydalı olabilir:
- Aynı tartışmaların tekrar tekrar yaşanması ve bir çözüme ulaşılamaması.
- İlişkide “duygusal kopukluk” veya “ev arkadaşı” hissinin oluşması.
- Cinsellik veya yakınlıkta belirgin azalma.
- Güven tazelenmesi gereken durumlar (sadakatsizlik vb.).
Terapinin Amacı Nedir?
Çift terapisi, kimin haklı olduğunu bulmak için değildir. Terapi, ilişkinin arasındaki o görünmez bağı onarmak ve her iki tarafın da “güvende ve duyulmuş” hissedeceği yeni bir iletişim dili inşa etmek içindir.
Duyulmak İyileştirir
Modern ilişkilerde en büyük lüks, bir başkasının dikkatini tam anlamıyla üzerimizde hissetmektir. “Seni duyuyorum” demek, “Seni görüyorum, sana değer veriyorum ve benim için önemlisin” demenin bir başka yoludur.
Unutmayın; sağlıklı bir ilişki, hiç tartışmamak değil, tartışmalardan daha güçlü bir bağla çıkabilmektir. Bu 5 altın kuralı bugünden itibaren uygulamaya başlayarak, ilişkinizdeki “duyulmama” duvarlarını yıkabilirsiniz.

Önemli Not: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. İlişkinizde içinden çıkamadığınız ciddi sorunlar yaşıyorsanız, lisanslı bir aile ve çift terapistinden destek almanız en sağlıklı yoldur.
Daha fazla bilgi veya randevu için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu yazıyı faydalı buldunuz mu? Partnerinizle paylaşarak sağlıklı iletişimin ilk adımını bugün atabilirsiniz!
Bu rehberi partnerinizle birlikte okumaya ve hangi kuralın sizin ilişkinizde en çok eksik olduğunu tartışmaya ne dersiniz?
